Sen sevdikçe, o artık hiç korkmaz oluyor mevsimlerden. Ne sonbaharda sarardığına utanıyor, ne kışın çırılçıplak kaldığına. O kökün onda olduğuna güveniyor artık. Karların eriyeceğini, rüzgarların dineceğini daha doğmadan bilen kuşlar gibi selamlıyor geleni, uğurluyor gideni.
Evet. Mutluyum. Çünkü hayalim mükemmel bir eş bulmak değil mükemmel biri olmak,mükemmel anılar yaşamak, insanların kalplerine dokunmak istediğim gibi kendi kararlarımı verip uygulayabileceğim bi hayat istiyorum. Yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim çünkü hepsi benim seçimimdi.Şimdi, bu senin hayatın. Nasıl istiyorsan öyle yaşa ve tek söylediğin şey “bu benim tercihim” olsun.
İnsanlar başarabileceğime inanmıyordu. Herkesin haksız olduğunu kanıtlamak istedim.
Böyle içinden geçenleri söylediğin zaman daha çok seviyorum seni
Tolteklerin bize öğrettiği gibi ödülümüz, acı çekilen insanlık deneyimini aşmak, Tanrının insan bedenindeki ifadesi olabilmektir. Ödülümüz budur.
Düşebilirim ama güçlü ve zekiysem yine ayağa kalkabilirim. Her düşüşten sonra ayağa kalkışım gittikçe daha kolay hale geldi. Oysa başlangıçta ne zordu.